IEC EN 60079-10-1:2021 Standartı Yayınlandı!! Yeni Standartın Farkları ve Getirdiği Yenilikler


15 Şubat 2021 tarihinde TSE tarafından yeni IEC EN 60079-10-1: 2021 standartı yayınlanmıştır. Eski TSE EN 60079-10-1:2015 standartı ise yürürlükten kaldırılmıştır. Peki yeni standartımız eski standarttan ne kadar farklı ne yenilikler getiriyor ve eski Patlamadan Korunma Dokumanlarındaki ZONE (Bölge)leri ne kadar etkileyecek? Makaleme göz atın..

Patlayıcı ortamların sınıflandırılması ve bu alanlarla ilgili elektriksel ekipmanların seçimi ve risklerin değerlendirilmesi ülkemiz için yeni bir kavram değildir. Özellikle AB direktiflerinin mevzuatımıza uyarlanmış olması sebebiyle de patlayıcı ortam sınıflandırması ve bu alanlarda kullanılacak ekipmanların seçimi son dönemde büyük önem kazanmıştır.

Alevlenebilir maddelerin yükleme-boşaltma yapıldığı veya depo edildiği tesisler, normal veya olağandışı çalışmalar sırasında alevlenebilir madde salınımları olabilmektedir.

Proses donanımına ve sistemlere ait olan ve alevlenebilir madde salınımının meydana gelebileceği bölümlerin incelenmesi ve bu salınımların olma ihtimali ve sıklığını ve madde salınımının miktarı ve oranını asgari seviyeye indirmek için tasarımın değiştirilmesi hususunun göz önünde bulundurulması önem arz eder.

Göz önüne alınan bu temel hususlar, herhangi bir proses tesisinin tasarım geliştirme evresinin erken safhalarında incelenmeli ve alan sınıflandırma çalışmasının gerçekleştirilmesinde dikkatle ele alınmalıdır.


İşte bu esnada en önemli hususlardan biri de “Patlayıcı Ortam Sınıflandırması”dır.


Patlayıcı ortam oluşabilecek yerlerin sınıflandırılması ise ilgili uluslararası standartlar kullanılarak yapılmaktadır.

Yeni yayınlanmış olan EN 60079-10-1:2021 standardı patlayıcı gaz ve buhar kaynakllı patlayıcı ortamların (BÖLGE) (ZONE) tayini, TSE EN 60079-10-2 (2009) standardı ise tozlu patlayıcı ortamların (BÖLGE) (ZONE) tayini yapmak üzere kullanılmaktadır.




Söz konusu standartlar patlayıcı ortam hesaplaması için birer rehber niteliğindedir. Yine standartlara göre bölge sınıflandırmasının yanıcı malzemeler, prosesler ve teçhizat özellikleri hakkında bilgi sahibi olmadan yapılamayacağı, bu standartların alan sınıflandırması için bir öneri sunduğu ve alan sınıflandırmasının mutlak suretle kimya mühendisleri tarafından tasarım aşamasında yapılmasını tavsiye etmektedirler.

EN 60079-10-1:2021 Standardının ana mantığı; patlayıcı alandaki kimyasalların yanıcılık düzeyleri, boşalma kaynakları, yayılma hızları ve bu alandaki havalandırma koşullarına göre patlayıcı alan sınıflandırmasını yapmaktır. Standartta havalandırma tipleri doğal ve suni havalandırma olmak üzere iki sınıfa ayrılmış ve havalandırma derecesinin ve tehlikeli bölgeye etkisinin kıymetlendirilmesi gerektiği belirtilerek formülasyonlar verilmiştir.

EN 60079-10-2’de ise patlayıcı ortam oluşturma ihtimali bulunan tozlu alanların sınıflandırılması için KSt-değeri, patlayıcı toz sınıfı (St), süreklilik (saat/yıl), olasılık (yıl-1) kullanılmaktadır. Standartta tozlu ortamda film kalınlığı, tozun ortamda bulunma olasılığı, ortamın temizlenme ihtimali vb. hususlar değerlendirilerek alan sınıflandırması yapılmaktadır.


Yepyeni Bir Standart: IEC 60079-10-1 : 2021 Versiyonu:


Yeni IEC 60079-10-1: 2021 standartında özellikle temel kavramların aynı kaldığını ancak ufak tefek eklemeler olduğu ve bazı husularda da sadeleştirmeler yapıldığı görülmektedir. Yeni standartta hesaplama formülleri ve mantık olarak aynı olsa da özellikle sabitlerin bir kısmının kaldırılmış olması ve yine stokiyometrik çarpanların değişmiş olması hesaplanan ZONE’larda değişikliğe sebebiyet verecektir. Yine en önemli getirilen yenilik ise arka plan yoğunluğunda çift bölgeli seyrelme kavramı nedeniyle daha önce hesaplanmış olan ZONE’lara ek ZONE eklenmesi söz konusu olabilecektir.




Tehlikeli alanların sınıflandırılmasının amacı, farklı derecelerde/olasılıklarda risk taşıyan farklı bölgeleri, her bir bölgede kullanılacak olan uygun elektriksel ekipmanın seçimi ve kurulumunu sağlamak için birbirinden ayırmaktır.

IEC EN 60079-10-1:2021 standardı patlayıcı gaz ortamları oluşabilecek alanların sınıflandırılması ve BÖLGE tayini yapmak üzere hazırlanmış bir rehber niteliğindedir. Yeni standartta bölge sınıflandırmasının yanıcı malzemeler, prosesler ve teçhizat özellikleri hakkında bilgi sahibi olmadan yapılamayacağı, bu standardın alan sınıflandırması için bir öneri sunduğu ve alan sınıflandırmasının mutlak suretle tasarım mühendisi, emniyet, makine ve diğer mühendislik personeline de danışılarak yapılmasını tavsiye etmektedir.


Amaçlanan sınıflandırma amaçları:


Patlayıcı gaz ortamlarının ortaya çıkabileceği çevrede güvenli bir biçimde kullanılacak donanımların doğru seçilmesi, tesis edilmesi ve çalıştırılmasını kolaylaştırmak için yapılan alan sınıflandırması, böyle bir çevreyi analiz etme ve sınıflandırma yöntemidir. Sınıfandırmada gaz veya buharın, tutuşma enerjisi ve tutuşma sıcaklığı gibi tutuşma karakteristikleri de hesaba katılır. Alan sınıflandırmasının iki esas amacı vardır:

· Birincisi tehlikeli herhangi bir bölge tipini ve

· İkincisi bölge büyüklüğünü belirlemektir

Uygulamada, alevlenebilir maddelerin kullanıldığı çoğu durumda patlayıcı gaz ortamının hiçbir şekilde meydana gelmeyeceğini garanti etmek zordur. Ayrıca donanımın hiçbir şekilde bir tutuşma kaynağına dönüşmeyeceğini garanti etmek tezor olabilir.




IEC EN 61511 Standartı yeni standard içine dahil edildi:


Yanıcı maddeler içeren ekipman öğeleri genellikle birçok endüstride genel olarak 'proses ekipmanı' olarak adlandırılır. Tanklar gibi yanıcı maddeler içeren birçok proses ekipmanının iç kısmı, ekipman içerisine oksijen veya hava girme olasılığını hesaba katmadan tehlikeli bir alan olarak kabul edilebilir.

İnertleştirme gibi özel kontrollerin kullanıldığı durumlarda, yanıcı maddeler içeren ekipmanların iç tasarımının tehlikeli bir alan olarak sınıflandırılmasına gerek olmayabileceği standarta belirtilmektedir. Ya da bu bölgeler için daha küçük bir bölge atanabileceği belirtilmiştir.

Yeni standartımız bu gibi durumlarda, kontrol tedbirlerinin güvenilirliğinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmektedir. Bu durumda ekipmanın iç kısmı için belirlenen tehlikeli alandaki azalma ile orantılı şekilde güvenilirliğin yüksek olması gerektiğini ifade etmektedir. Örneğin; proses kontrol önlemleri IEC 61511'e göre SIL değerlendirmesi gibi uygun bir çalışma kullanılarak değerlendirilebilecektir.

Bu durumda söz konusu ekipmanlar için öncelikle HAZOP vb. Bir proses tehlike analizi yapılması ve alınan önlemlerle ilgili olarak da LOPA ve SIL değerledirmelerini yapılması gerekecektir.


Patlama Riskinin Değerlendirilmesi:


Yeni IEC 60079-10-1: 2021 standartında; alan sınıflandırmasının tamamlanmasının ardından patlayıcı ortamın tutuşma sonuçlarının, daha yüksek donanım koruma seviyesine (EPL) sahip donanımın kullanılmasının gerekli olup olmadığı veya normal olarak ihtiyaç duyulandan daha düşük donanım koruma seviyesine sahip donanımın kullanılabilir mi sorusuna cevap vermek için bir risk değerlendirmesi yapılabileceği belirtilmektedir.

EPL gereklilikleri, donanımın doğru şekilde seçilmesine imkân vermek için alan sınıflandırma dokümanları ve çizimlerden uygun olanına göre kayıt edilebileceği belirtilmiştir, ancak standard kendi içinde risk değerlendirmesi için bir risk değerlendirme metodolojisi önermemiştir.. IEC 60079-0’da EPL’ler açıklanmıştır ve IEC 60079-14’te ise EPL’lerin bir tesisattaki uygulaması tanımlanmıştır.


Katastrofik Kazalar/Olaylar:


Yeni standartımız mümkün olduğunca, bu tür kazalara neden olacak tehlikeli sapmaların önlenmesi gerektiğini belirtmektedir.

Tehlikeli alan sınıflandırmasında makul olarak beklenmeyen felakete sebep olacak hatalarının hesaba katılmasına gerek olmadığını ifade etmektedir. Örneğin, bir proses ekipmanında yırtılma gibi büyük kazalar veya bir flanş veya boru hattından kaçak sonucu tamamen kimyasalın yayılması gibi ekipman veya boruların büyük ölçekli arızaları hesaba katılmayacaktır. Bu tür arızaların olasılığı, bir tesisin uygun gözetimi, tasarımı, işletimi ve bakımı ile azaltılmalıdır denilmiştir.


Personelin yetkinliği:


IEC EN 60079-10-1:2021 standartımız aynen IEC EN 60079-10-1:2015 standartında olduğu gibi tehlikeli alan sınıflandırmasını yetkin kişilerin yapması gerektiğini belirtmektedir. Alan sınıflandırması, alevlenebilir maddelerin özelliklerinin, gaz/buharın dağılma prensiplerinin birbiriyle alakası ve önemini kavrayan kişilerce ve proses ve donanımı bilen kişilerce yapılmalıdır denilmiştir.





Personelin yetkinliği, alan sınıflandırmasının gerçekleştirilmesi için kullanılan yöntem ve tesisin yapısı ile alakalı olmalıdır. Gerektiğinde personelin düzenli ve sürekli bir eğitime tabi tutulması tavsiye edilmiştir. Yetkinlik, milli düzenlemeler veya standartlar veya kullanıcı gereksinimleriyle alakalı bir eğitim ve değerlendirme programına göre gösterilebilir.


IEC 60079-10-1 : 2021 Versiyonu Neler Getirdi?


Yeni standartımız tehlikeli allan belirlenmesi amacıyla; alevlenebilir gaz veya buhar salımının meydana gelme olasılığı belirlenirken, salım süresi ve olma olasılığı, sürekli, birincil ve ikincil dereceli salım tanımlarına göre değerlendirilmesi tavsiye edilmektedir.



Bu nedenle bu yaklaşım, kendisinden veya proses şartlarından kaynaklı alevlenebilir madde içeren ve bu nedenle salım kaynağı olabilen proses donanımındaki her bir eleman için ayrıntılı bir değerlendirme yapılmasını gerektiğini belirtmektedir.

Proses donanımına ait her bir öğe (örneğin kazan, pompa, boru hattı, kap vb.), alevlenebilir madde salımı yapan potansiyel bir kaynak olarak değerlendirilmelidir. Bu öğe, öngörüldüğü üzere alevlenebilir madde içermiyorsa etrafında tehlikeli bir alan oluşturmayacağı aşikardır. Bu öğe alevlenebilir madde içeriyor ancak ortama bunu salamıyorsa aynı durum geçerli olacaktır (örneğin her tarafı kaynakla kapatılmış boru hattının bir salım kaynağı olmadığı kabul edilir).


Bu durumda yeni standarta göre tek bir flanş veya pompa hesaplanılarak diğer ekipmanlara genelleme yapmak çok yanlış bir hesap ve kabullenme olacaktır.


Sınıflandırma derecesi, her bir salım kaynağının ve ilgili faktörlerin uygun istatistiksel ve sayısal değerlendirmeleriyle yapılan hesaplamalarla belirleneceği belirtilmiştir. Salım kaynaklarını sınıflandırma yöntemi aşağıdaki şekilde özetlenmiştir:

• Salım kaynaklarının belirlenmesi;

• Salımın muhtemel sıklığı ve süresine dayalı olarak herbir kaynak için salım oranı ve salım derecesinin belirlenmesi;

• Etkinliğin yanı sıra havalandırma veya seyreltme koşullarının değerlendirilmesi;

• Salım derecesi ve havalandırma veya seyreltme etkinliğine dayalı olarak bölge tipinin belirlenmesi;

• Bölgenin büyüklüğünün belirlenmesi.

Öğenin, ortama alevlenebilir madde salabileceği tespit edilirse, ilk başta, tanımlara göre salım derecesinin veya derecelerinin olası salım sıklığı ve süresinin tespit edilerek belirlenmesi gerekir. Alan sınıflandırması yapılırken kapalı proses sistemlerine ait bölümlerin açık kısımlarının da (örneğin filtre değişimi veya madde dolumu esnasında) salım kaynakları olarak değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Bu prosedür aracılığıyla her bir salım “sürekli”, “birincil” veya “ikincil” biçiminde derecelendirilmelidir.


Tehlikeli alanların sınıflandırılmasının amacı, farklı derecelerde/olasılıklarda risk taşıyan farklı bölgeleri, her bir bölgede kullanılacak olan uygun elektriksel ekipmanın seçimi ve kurulumunu sağlamak için birbirinden ayırmaktır.




Gazın veya Buharın Boşalma Hızı:


Boşalma hızı ne kadar yüksek olursa patlayıcı alanın yayılma sınırının da o kadar büyük olacağı kabul edilmektedir, eski ve yeni standartta en büyük fark sabitlerde ve emniyet faktöründedir. Boşalma hızının kendisi de boşalma kaynağının geometrik şekli, gazın yoğunluğu, yanıcı sıvının uçuculuğu ve kullanılan sıvının sıcaklığı parametrelerine bağlı olarak değişir.

Standartta Boşaltma Kaynakları A,B,C ve D olarak sınıflandırılmış ve bu tiplere göre de boşalma derecelendirmesi yapılmıştır.

EN 60079-10-1:2021 standartı patlayıcı gaz ortamları oluşabilecek alanların sınıflandırılabilmesi için kimyasalların LEL değerleri, havalandırmanın varlığı, boşalma kaynağının sınıfı ve gazın ortamda kalıcılığının belirlenmesi gerekmektedir.

Kimyasal salınımları, örneğin numune alma gibi bir prosesin parçası olabilir, ya da rutin bakım prosedürünün bir parçası olarak ortaya çıkabilir. Bu salınım biçimleri genellikle sürekli veya birincil dereceli salım olarak sınıflandırılır.

Kazara meydana gelen salımlar genellikle ikincil dereceli salım olarak sınıflandırılır. Bir donanım birden fazla salım derecesine tabi olabilir. Örneğin, küçük birincil dereceli bir salım olabilir, ancak olağandışı çalışma durumunda daha büyük bir salım meydana gelebilir; böylece ikincil dereceli salıma yol açabilir.

Bu durumda, her iki salım koşullarının (her iki salım derecesi) bu standartta tanımlandığı gibi tam olarak değerlendirilmesi gerekecektir.

Salımın derecesi veya dereceleri belirlendikten sonra bölgenin tipi ve büyüklüğünü etkileyebilen salım oranı ve diğer faktörleri belirlemek gerekir.

Herhangi bir salım karakteristiği, alevlenebilir maddenin fiziksel durumuna, sıcaklığına ve basıncına bağlıdır. Fiziksel durumlar aşağıda belirtilmiştir:

• Yükseltilmiş sıcaklık veya basınçta olabilen bir gaz,

• Basınç uygulanarak sıvılaştırılmış bir gaz (örneğin LPG),

• Sadece soğutma ile sıvılaştırılmış bir gaz (örneğin metan),

• Bir sıvı ve bu sıvıyla ilişkili alevlenebilir buhar salımı.

Boru bağlantıları, pompalar ve kompresör contaları ve vana sızdırmazlık elemanları gibi tesis ögelerinden kaynaklanan salımlar genellikle düşük akış hızı ile başlar. Ancak salım durdurulamazsa salım kaynağındaki aşınma, salım oranını ve dolayısıyla tehlikenin büyüklüğünü büyük ölçüde artırabilir denilmiştir


Açıklık boyutu ve kaynak yarıçapı:


Bir sistemde tahmin edilmesi gereken en önemli faktör açıklık yarıçapıdır. Açıklık yarıçapı, alevlenebilir maddenin salım oranını ve böylece en sonunda da bölgenin tipi ve bölgenin büyüklüğünü belirler. Yeni standartta açıklık boyutları ve kaynak yarıçapı eski standarttaki ile aynen kalmıştır.


Seyreltme derecesi ve Arka Plan Derişimi/Yoğunluğu:


IEC EN 60079-10-1:2021 standartımız en fazla değişikliği seyrelme derecesinde ve tanımında ve hesaplamasında yapmıştır. Özellikle buradaki tanımsal değişiklik arka plan yoğunluğun hesabına da yansımıştır.

Seyreltme derecesi, bir salınımı güvenli bir seviyeye seyreltme özelliğinin veya atmosferik koşulların bir ölçüsüdür. Bu nedenle daha büyük bir salınım, belirli bir havalandırma veya atmosferik koşullar kümesi için daha düşük bir seyreltme derecesine karşılık gelir ve daha düşük bir havalandırma hızı, belirli bir serbest bırakma boyutu için daha düşük bir seyreltme derecesine karşılık gelir.

Seyreltme derecesi de seyreltme hacmini etkileyecektir. Seyreltme hacmi, herhangi bir güvenlik faktörü, yani yanıcı olabilecek hacim de dahil olmak üzere, LFL'nin üzerinde olabilecek hacme eşittir. Ancak tehlikeli alanın sınırı ayrıca serbest bırakmanın olası hareketi yani serbest bırakmanın yönü ve hızı ve çevredeki hava hacmi gibi diğer faktörleri de dikkate alır. Tehlikeli alan daha sonra normalde seyreltme hacminden çok daha büyüktür. Seyreltme hacmi ve tehlikeli alan sınıflandırması ile ilişki kavramı Şekil 1'de gösterilmiştir.




Şekil 1 Seyreltme Hacmi


Seyreltme derecesi sadece havalandırmaya değil, aynı zamanda beklenen gaz salınımının doğasına ve türüne de bağlıdır.

Arka plan derişimi, havalandırma tarafından meydana getirilen hava akışı ile salım arasında kararlı bir durumun oluştuğu bir zaman periyodundan sonra söz konusu hacim (oda veya bina) içindeki ortalama alevlenebilir madde derişimidir.

Seyrelme derecesi, alevlenebilir maddenin ortalama arka plan derişiminin belirlenmesi ile de tespit edilebilir. Salım oranının havalandırma oranına bölümünden elde edilen değer ne kadar yüksek ise arka plan derişimi (Xb) o kadar yüksek ve seyrelme derecesi o kadar düşük olacaktır.

Standartımız arka plan derişimi değerlendirilirken salım oranı, havalandırma oranı ve etkinlik faktörü, uygun bir güvenlik payının dikkate alındığı tüm ilgili faktörleri hesaba katacak şekilde dikkatle seçilmesi gerektiğini belirtmektedir.

Doğru bir hava akış modeline kıyasla bir alanda etkinliği azaltabilecek olan engellenmiş olası hava akışı veya yeniden dolaşım olması durumunda havalandırma etkinlik faktörünün de dikkate alınması gerektiğini ifade etmektedir.

Havalandırmanın emre amadeliğinin patlayıcı gaz ortamının oluşması veya var olması üzerinde etkisi vardır. Bu nedenle bölge tipi belirlenirken havalandırmanın emre amadeliğinin (ayrıca havalandırma derecesinin) hesaba katılması gerekecektir.


Gazın veya Buharın Boşaldıktan Sonraki Bağıl Yoğunluğu:


Eğer gaz veya buhar havadan önemli ölçüde hafifse yukarıya doğru hareket eder. Eğer önemli ölçüde ağırsa zemin seviyesinde birikir. Patlayıcı ortamın yayılma sınırının zemin seviyesinde artan bağıl yoğunlukla artığı ve kaynağın yukarısında azalan bağıl yoğunlukla da azaldığı kabul edilmektedir, yeni standardımızda herhangi bir değişiklik getirilmemiştir.


Sıvının Boşalma Hızı:


Sıvının yayılım hızı standartta verilen eşitlik yardımıyla tahmin edilebilir, sadece sabitlerde değişiklik olduğu görüşmektedir. Formül olarak aynı kalmıştır, asgari kuramsal havalandırma volumetrik hızında sabilerde değişikliğe gidilmiştir.


Gazın Boşalma Hızı:


Basınçlandırılmış gazın yoğunluğu eğer sıvılaştırılmış gazın yoğunluğundan çok daha düşükse gazın konteynırdan yayılma hızı ideal gazın adyabatik genleşmesi ile tahmin edilebilir. Eğer gaz konteynırının içindeki basınç pc (kritik basınç) değerinden daha yüksekse yayılan gazın hızı engellenmiş olur. Formül olarak aynı kalmıştır, asgari kuramsal havalandırma volumetrik hızında sabilerde değişikliğe gidilmiştir.


Bloklanan Gazlara Ait Boşalma Hızı:


Bloklanan gaz hızı gazlar için ses hızına eşittir. Bu değer teorik olarak maksimum boşalma hızıdır.Eğer gaz hızı bloklanıyorsa, gazın konteynırdan boşalma hızı standarttaki formüllerle tahmin edilebilir. Formül olarak aynı kalmıştır, asgari kuramsal havalandırma volumetrik hızında sabilerde değişikliğe gidilmiştir.


Bloklanmayan Gaz Hızına Sahip Gazın Boşalma Hızı:


Bloklanmayan gazın hızı belirli bir gaz için ses hızından daha düşük olan boşalma hızıdır.Eğer gaz hızı engellenmiyorsa bir gazın konteynırdan yayılım hızı standarttaki formüllerle tahmin edilebilir. Formül olarak aynı kalmıştır, asgari kuramsal havalandırma volumetrik hızında sabilerde değişikliğe gidilmiştir.


Havuzların buharlaşma oranı:


Havuzların oluşumu, kazara sıvı dökülmesi veya sızıntıdan olduğu kadar aynı zamanda, bir alevlenebilir sıvının açık bir kapta depolandığı veya işlendiği bir proses sistemine ait bir bölümden de kaynaklanabilir. Sabit buharlaşma hıza sahip gaz salım oranına sahiptirler.


Standartta en fazla değişiklik bu kısımda mevcuttur, neredeyse tüm formüllerdeki stokiyometrik sabitler değişmiştir. ZONE çaplarını ne kadar değiştireceğini hesaplama yaptıkça hep beraber göreceğiz.


Havalandırma:


Yanıcı gaz veya buhar bulutunun büyüklüğü ve salınım durduktan sonra devam ettiği süre genellikle havalandırma yoluyla kontrol edilebilir. Patlayıcı bir gaz atmosferinin kapsamını ve kalıcılığını kontrol etmek için gereken seyreltme derecesini değerlendirmeye yönelik yaklaşımlar yeni standartımızda açıklanmıştır.

Seyreltme derecesinin herhangi bir değerlendirmesi, ilk olarak, salınım kaynağının büyüklüğü ve kaynaktaki maksimum gaz veya buhar salınım hızı da dahil olmak üzere beklenen serbest bırakma koşullarının değerlendirilmesi gerektirir

Normal olarak havalandırma arttıkça patlayıcı alanın yayılma sınırının da azaldığı kabul edilmektedir.

Standartta havalandırma tipleri doğal ve suni havalandırma olmak üzere iki sınıfa ayrılmış ve havalandırma derecesinin ve tehlikeli bölgeye etkisinin kıymetlendirilmesi gerektiği belirtilerek formülasyonlar verilmiştir. Eski formüllerde değişiklik yapıldığı görülmektedir. Bu değişkliğin ZONE’ları büyütüp büyütmeyeceğini hesaplama yaptıkça göreceğiz.


Havalandırma (veya hava hareketi) ve seyrelme:


Ortama salınan gaz veya buhar; gaz tamamen dağılana kadar ve derişim esasen sıfıra inene kadar hava ile türbülanslı şekilde karışarak seyrelebilir ve derişim içeriklerinin bir fonksiyonu olarak difüzyonla daha az yoğunluğa getirilebilir. Doğal ya da yapay havalandırma nedeniyle oluşan hava hareketi, gaz veya buharın dağılmasına katkıda bulunacaktır.

Patlayıcı atmosferin dağılım ve kalıcılığını kontrol etmede havalandırmanın etkinliği seyreltmenin derecesine, havalandırmanın mevcudiyetine ve sistemin tasarımına bağlıdır. Örneğin, havalandırma patlayıcı bir atmosfer oluşumunu önlemek için yeterli olmayabilir, ancak kalıcılığını önlemek için yeterli olabilir.

Havalandırmanın emre amadeliği patlayıcı gaz ortamınınvarlığını veya oluşumunu dolayısıyla bölge tipinide etkiler. Havalandırmanın emre amadeliği ya da güvenilirliği azaldıkça, alevlenebilir ortamlarındağılmama olasılığı artar.Bölge sınıflandırması daha şiddetli olma eğiliminde olacaktır. Başka bir deyişle bir Zone 2 bölge Zone 1 olarak veya hatta bölge Zone 0 olarak değişebilecektir.


Önerilen tehlikeli alan şekilleri:


Yeni standartta açıklanan salım biçimlerine dayalı bazı önerilen tehlikeli alan şekilleri gösterilmiştir, bu şekiller bir önceki standartta da mevcuttur. Ancak yeni standartta çizimlere uyumlu olarak arka plan yoğunluğu ve seyrelme derecesi hesabı yapılmaktadır. Bu durumda eski çizilmiş Zone’lar için ek hesap ve çizimler gerekecektir.

Salımın engeller üzerindeki çarpma etkileri ve topografyanın etkisi dikkate alınmamıştır. Bir salım tarafından üretilen tehlikeli alanda farklı şekil kombinasyonu da üretilebilir.




Şekil 2 — Düşük basınçta gaz/buhar




Şekil 3 — Yüksek basınçta gaz / buhar




Şekil 4 - Gaz veya buhar (basınç altında veya soğutma ile sıvılaştırılmış)




Şekil 5 - Dökülme ile oluşan gaz veya buhar (basınç altında veya soğutma ile sıvılaştırılmış)




Şekil 6 — Alevlenebilir sıvı(kaynamayan buharlaşma havuzu)


SONUÇ OLARAK;

Patlayıcı Ortam Hesaplamalarını yapan uzmanların özellikle yeni standartla değişen unsurları Kısıt ve Limitleri iyi incelemeleri gerekmektedir.

Özellikle standartın ayrıntılı olarak incelenerek hesaplama yapılması büyük önem taşımaktadır.

Aksi durumda bir çok koşul için yanlış veya aşırı muhafazakar hesaplama yapılması durumu ile karşı karşıya kalınacaktır.

Exproof ekipmanlarının montajı ve bakımı süreçleri de oldukça zor ve maliyetlidir. Hesaplamaların düzgün yapılmaması durumda firmaların gereksiz Exproof ekipman yatırımı yapmasına neden olacaktır.



Kaynakça

  1. IEC 60079-10-1:2021 Explosive atmospheres- Classification of areas. Explosive gas atmospheres


#PatlamadanKorunmaDokumanı

  • LinkedIn Social Icon
  • w-facebook
  • White Google+ Icon

© 2023 by OZLEM ACADEMY​ CONSULTING.  Proudly created with Wix.com

© Copyright